Kurtarıcı; “Yeter artık”

Kurtarıcı; “Yeter artık”

Kemer Belediye Başkanı Mustafa Gül’ün 1999-2012 yılları arasında yanında yer alan ve Başkan Gül’ün ‘Sağ Kolum’ diye adlandırdığı İsa Kurtarıcı uzun zamandır koruduğu sessizliğini ‘yeter artık’ diyerek bozdu.

Reklam
20 Aralık 2016 - 12:37

Kemer Gözcü Gazetesi sahibi Ahmet Duran Yenigün’e, Başkan Gül ile yaşadıkları süreci anlatan İsa Kurtarıcı, 2009 yerel seçimlerini kazandıklarını, ancak kazanmasalardı daha iyi olacağını belirterek; “Bu adam ben de dahil olmak üzere Kemer’de birçok kişiye yanlış yapmıştır. Ama bir kişide çıkıp konuşmuyor. Korkuyorlar herhâlde. Yani 4 bin 500 TL maaş alan bir belediye başkanı eşine son model lüks araç ve 10’larca evler alabilir mi? Kimse bunu araştırmıyor mu? Birde utanmadan çıkıp herkese ‘beni tehdit ediyorlar’ diyor. İnsanlar alacaklı ne yapacaklarını bilmiyorlar” dedi.

Kemer Belediye Başkanı Mustafa Gül’ün 1999-2012 yılları arasında yanında yer alan ve Başkan Gül’ün ‘Sağ Kolum’ diye adlandırdığı İsa Kurtarıcı uzun zamandır koruduğu sessizliğini ‘yeter artık’ diyerek bozdu.Kemer Gözcü Gazetesi sahibi Ahmet Duran Yenigün’e, Kemer’de Mustafa Gül ile 1999 yılı yerel seçimlerini kaybetmesinin ardından yaşadıkları süreci anlatan İsa Kurtarıcı; “Biz düştüğünde ona sahip çıktık. Ama o hala bildiğini okuyor” dedi.

Mustafa Gül’ün 1999 yılı yerel seçimlerini kaybetmesinin ardından eşi dâhil olmak üzere yanında kimsenin kalmadığını belirten İsa Kurtarıcı, şunları anlattı; “Mustafa Gül seçimleri kaybettiği günün ardından biz sahip çıkmak adına, Denizlispor eski Başkanı Muhsin Toydemir, Nevzat Eryaşar ve ben sürekli destek olduk ve hiçbir zaman yalnız bırakmadık. Babasının işletmeye verdiği oteli, 2002 yılında devir aldı. Bizde otel ile ilgi ne gerekiyorsa yardımcı olduk. Bu arada da Mustafa Gül’ün borçları nedeniyle sürekli otele icra memurları geliyordu. Ben o zaman GATAB’da çalışıyordum. Bir sıkıntıları olduğu zaman yardımcı oluyordum.

OTELİN SU İHTİYACINI KUYU SUYUNDAN GİDERDİK

Bir gün otelin suyu kesilmişti borcundan dolayı. Bana ne yapacağız diye sordu. Bende oteldeki kuyunun motoruna bakarak bozuk motoru yaptırdık. Otele geldik motoru taktık ve 2-3 yıl otel su ihtiyacını kuyu suyundan giderdik. Çünkü borcu ödeyecek güçleri yok. Otel yazın açık, kışın kapalıydı. Çok fazla geliri yoktu ve sürekli otele icra geliyordu, içerde ne varsa toplayıp yedi emin deposuna götürüyordu.

BU ADAM SOKAKTAKİ İNSANA BORCU OLAN BİR ADAM

Mustafa Gül’ün Akdeniz Caddesi üzerinde açtığı giyim mağazası için ben iki tane usta tuttum. Boyasından raflarına kadar herşeyini yaptırdık ve dükkânı açılacak hale getirdik. Yardımcı olduk yani onlar için bile bir kuruş ödeme yapmadı. Ondan sonra mağazayı Orient Otelin altına taşıdı. Oraya bile 15 bin TL borcu kaldı. Onu bile ödemedi. Bu adam sokaktaki insana borcu olan bir adam, balıkçıya bile borcu olan bir adam bu.

PENCEREDEN KAÇIYORDU

Gül Otomotiv İnşaat adı altında bir şirket kurdu Mustafa Gül ve bu şirkete Ahmet Turan Çetindere isimli benim çok değerli bir dostum vardı, onu da ortak etti. Onu da batırdı ve halen alacağını alamadı. Turist Ali lakaplı birinin Arslanbucak Mahallesi’nde arsası vardı. Mustafa Gül inşaata başladı ve yarım bıraktı. Yine Arslanbucak Mahallesi’nde eşi Neşe Gül adına aldığı 2 dairenin karşısında yer alan Salim Yellice’nin evleri yapmıştı. İnşaat sırasında adam kapıdan giriyordu, Mustafa Gül pencereden kaçıyordu.

‘DEFET GİTSİN’

Yine Yılmaz Kuskus diye biri vardı. O adamdan 25 bin TL para aldı ev için. O adam gide gele gide gele öldü. 3 tane oğlu, 1 kızı vardı. Mustafa Gül başkan olunca, kızı bana gelip başkana söyle de bizim borcumuzu ödesin derdi. Mustafa Gül’de bana 300-400 TL verir, ‘al şunu ver defet gitsin’ derdi. Yani bu adam böyle kardeşim.   

HATIR ÇEKİNİ BİLE BEN ÖDEDİM

Mustafa Gül, 2004 seçimlerinde tekrar aday oldu ancak kaybetti. Bir gün bana kızının okuduğu okula verilmek üzere 3 bin 500 TL’lik bir çek bulabilir misin diye sordu. Bende Mustafa Gül’e vereceğimi söyleyerek arkadaşım Ahmet Türkoğlu’ndan hatır çeki istedim. O da 45 günlük çek vererek, Mustafa Gül’e verdim. Ama okula verdimi vermedi mi bilmiyorum. Tabi çekin günü geldi. Bende Mustafa Gül’ü arayarak çekin günü geldiğini, ödemeyeceksen ben gerekirse kredi çekiyim dedim. Oda bana ‘merak etme ben onu ödeyeceğim’ dedi. Bu görüşmeden sonrada telefonlarıma bakmaz oldu. Bende dedim ki, sen benden niye kaçıyorsun, ben sana borçlu değil alacaklıyım. Ben sana insanlık yaptım. Delikanlılık yaptım dedim. Bunu gururuma yediremedim ve gittim eşimin 5 adet bileziği vardı onları bozdurdum ve 3 bin 500 TL’lik çekin karşılığında 4 bin 800 TL borç ödedim. 2004 yılından bu yana da hala bu borcu ödemedi.

HATASIZ KİMSE OLMAZ DEDİM VE TEKAR BİRARAYA GELDİK

Tabi sonra ben bundan uzaklaştım yaklaşık bir 6 ay kadar. Bu aradan sonra amcamın oğlu Erdoğan Kurgan bana gelerek, ‘olmuş bir hata gel barıştıralım seni’ dedi. Bende hiç olmazsa beni mağdur etmeseydi. Bana bunu sen öde, ben sana sonra öderim diyebilirdi dedim. Ama hatasız kimse olmaz diyerek, etrafında kimse de olmadığından dolayı, geçmişi de bir kenara bırakarak tekrar bir araya geldik.

BİR MENFAAT BEKLEMEKSİZİN KOŞTURDUK

Ben her gün yanına uğrardım. İşte misafir geleceği zaman ağırlamak adına ne lazım olursa yanına temin ederdim. Yani gece gündüz demeden arkasında bir menfaat beklemeksizin koştururdum. Daha sonra ekibe Şaban Güneş, Ramazan Erkal, Erkan Erkal gelerek etrafı genişleyeme başladı. Çünkü seçimler yaklaşıyordu. Ekip ile birlikte 2009 seçimi öncesi hazırlık yapmaya başladık. Biz bu ekip ile beraber cenazeden, düğününe kadar mevlitlere giderek destek olduk. Edirne’de düzenlenen güreşlere gitmek istediği zaman beni arar, Muhsin Toydemir ve ben üçümüz birlikte giderdik. Ben olmadığım zaman da Ramazan Erkal ile birlikte giderdi.

 ‘SENİN YAPTIĞINI NE KARDEŞLERİM NEDE AKRABALARIM YAPTI’ DEDİ

Bir ara Mustafa Gül çok para sıkışınca Muhsin Toydemir, emekli maaşını aldığı bankadan kredi çekecekti. Ancak kredi çekmek için kefil gerekiyordu. Mustafa Gül kefil oluyor, ancak kredi sicili bozuk olduğundan dolayı bir kefil daha isteniyor. Mustafa Gül, Sinan Sırt’ı arayarak kefil olmasını istiyor. Tabi 2-3 gün bankanın önünde Sinan Sırt’ı bekliyorlar. Bende bankanın önünde bunları görünce, ‘siz burada niye bekliyorsunuz?’ diye sordum. Onlarda, kredi çekeceklerini, imza için kefil olacak kişiyi beklediklerini söylediler. Bende bankada çalışan arkadaşıma giderek ‘ben kefil olsam olur mu?’ diye sordum. Çünkü aynı bankadan bende maaş çekiyorum.  Arkadaşımda da bana ‘sen olursan olur’ dedi ve ben kefil oldum. Tabi Muhsin Toydemir 5 bin TL kredi çekti ve Mustafa Gül’e verdi. Her ay bu para Muhsin Toydemir’in maaşından kesildi. Mustafa Gül, bu parayı otel için mi kullandı, yoksa başka bir iş için mi kullandı bilmiyorum ama bir şekilde ihtiyacını giderdi. Tabi akşam ben evine gittim. Mustafa Gül bana ‘Senin yaptığını ne kardeşlerim nede akrabalarım yaptı. Allah senden razı olsun’ dedi. Bende ona ‘Abi düşmez kalkmaz bir Allah’tır. Elimizde bir imkan vardı onu kullandık. Önemli değil’ dedim.

‘BUNU BURADAN GÖNDER’

Tabi Mustafa Gül başkan seçilmesinin ardından bana Muhsin Toydemir için, ‘bu adam çok alkol alıyor, bunu buradan gönder’ dedi. Bende ‘gitmesini istiyorsan kendin söyle’ dedim. Sonuçta  14 yıl boyunca bu adam Mustafa Gül’ün evinin altındaki bodrumda kaldı ve Gül’ün yemeğinden temizliğine kadar her şeyine baktı. Mustafa Gül’ün yanından bir an olsun ayrılmadı. Bana, Mustafa Gül 3 bin 500 TL para verdi ve Muhsin Toydemir’e giderek durumu anlattım. Toydemir’de bana ‘Mustafa Gül bunu bana yapmamalıydı, benim ondan 5 bin TL alacağım var. Hakkımı da helal etmiyorum’ dedi. Muhsin amcaya Denizli’ye biletini aldım ve gitti.

ONUN YÜZÜNDE BENİ ÇÖP AYRIŞTIRMAYA SÜRDÜLER

Benim Mustafa Gül’ün yanında olmamdan dolayı GATAB’ın Müdürü Mustafa Yurduseven beni çöp ayrıştırmaya (75.Yıl Atık Ayrıştırma ve Kompost Tesisi ) sürdü. Mustafa Gül ile neden görüşüyorsun, bilgimi veriyorsun diye 1 sene çöpte çalıştım. Tabi Mustafa Gül, Muhsin Toydemir ve Nevzat Eryaşar ile birlikte her akşam beni oradan alırlardı. Mustafa Gül bana, ‘ben sana yardımcı olacağım çıkaracağım seni oradan’ dedi. Ancak 1 sene geçtikten sonra ben tekrar Kemer Arıtma Tesisine geri dönebildim.

KAZANMASAK DAHA İYİ OLURDU

2009 seçimlerine hazırlık yaptığımız için sürekli görüşüyorduk. Çünkü kimse küs kalmasın, bu seçimi kazanalım diye yoğun bir şekilde koşturuyorduk. Tabi seçim arifesine girince ben GATAB’tan izne ayrıldım. Seçime adapte olunca, ilk önce 5 kişiydik, sonra 10 kişi, sonra olduk 50 kişi, sonra olduk 500 kişi yani kademe kademe yükselerek gittik ve 2009 yerel seçimlerinde Allah’ın izniyle ve Kemer’in sayesinde kazandık. Kazanmasak daha iyi olurdu ama neyse.

NEŞE GÜL HACİZ GETİRTTİ

Bu arada Neşe Gül, seçimden iki gün önce Mustafa Gül’ün oteline icra getirtti nafaka parası için 35 bin TL’lik. Bizde sağdan soldan bu parayı bulup ödedik. Yoksa seçime giremiyorduk. Ve Mustafa Gül başkan seçildikten sonra Neşe Gül maşına da haciz koydurdu.

‘ÖNCE BENİM BORÇLARI SIFIRLAYALIM’

2009 yerel seçimleri kazandıktan sonra ben GATAB’tan yatay geçiş yaparak Kemer Belediyesi Özel Kalem Müdürlüğü’ne geçtim. Tabi Mustafa Gül’ün yükü çok ağırdı. Bize ‘önce benim borçlarımı sıfırlatıp, yol haritası çıkarmamız lazım’ dedi.

YAKLAŞIK 2 MİLYON TL BELGESİZ PARA TOPLANDI

Sonra belediyede, Altın Nar Kültür Sanat Festivali adı altında komite kuruldu. Galip Çamlı ve Salim Uysal dışardan takip ediyordu. Festival adı altında Belediye, Salı Pazarı’nı kurdu ve yaklaşık 700 pazarcı Salı Pazarında, 200 yakında Pazartesi Pazarında pazarcı vardı. Bu pazarcılar bin 500 TL Kemer Belediyesi’ne para yatırdılar, ayrıca da her biri 3 bin TL verdi. Yani pazarcı başına 4 bin 500 TL para alındı. Bunun bin 500 TL makbuz karşılığında Belediyeye yatırıldı. Belediyeye yatırılan paralar komitede toplanıp, festival adı altında yapılan işlere harcanıyordu. Mesela güreş yapılacağı zaman güreşçilerle anlaşılıyordu ve paraları yasal olarak belgeli bir şekilde ödeniyordu. Pazarcılardan alınan diğer 3 bin TL ise belgesiz alındı. Yani belge karşılığı olmaksızın her yıl yaklaşık 2 milyon TL para toplanıyordu. Bu toplanan paralar ise Galip Çamlı’ya teslim ediliyordu. Ancak Galip Çamlı’daki paralar yasal değil ve bu paraların gittiği yer belli değil. Yani 2009 -2012 yılları arası her yıl bu para düzenli olarak toplandı ve toplanan paralar Galip Çamlı aracılığı ile Mustafa Gül’e gidiyordu.

BAKTIM ARANIYORUM, HEMEN EMNİYETE GİTTİM

Mustafa Gül’ün tutuklandığı gün ben yayladaydım. Baktım bende aranıyorum, hemen Kemer Emniyet Müdürlüğü’ne gittim. Ben gittiğimde Mustafa Gül, Galip Çamlı ve Salim Uysal ifade veriyorlardı. Tabi bende de ifademi verdim. Benim dışımda ifade verenler arasında İsmail Ceylan, Erdoğan Okay, Nuray Minta, Turan Bayar ve Ömer Nizam’da vardı. Tabi bu olayda pazarlarla ilgili bir şey yoktu.

‘BENİM BAŞKANIM ORADA ÇALIŞAMAZ’

Bu olaylardan bir süre sonra ben Kemerspor’un başkanı oldum. Ondan sonra bana GATAB’tan yazı geldi, ‘eleman eksikliğinden dolayı ivedi olarak geri gelmez gerekmektedir’ diye. Çünkü GATAB’tan Kemer Belediyesi’ne geçici görevle gelmiştim. GATAB’ta müdür beni yine, 75.Yıl Atık Ayrıştırma ve Kompost Tesisine verdi. Tabi o dönemde Mustafa Gül ile Yusuf Üras arasında çekişme var. 14 yıla yakındır orada çalışıyordum ve ayrıca çöp işlerinde çalışamaz raporum vardı. Mustafa Gül’de bana ‘benim başkanım orada çalışamaz. Ne kadar tazminat alacağın var. Oradan ayrılacaksın tazminatını da alacaksın’ dedi. Ben de oradan istifa ettim.

GATAB’TA 2 BİN TL, BELEDİYEDE 800 TL

Sonra beni Mustafa Gül makam şoförü olarak geçici kadroda belediyeye aldı. Bende dedim ki ‘başkan beni koruma yap, başkasına 5 lira vereceğine bana 2 lira ver’ ben koruman olayım. O da bana ‘olmaz öyle bir şey sen benim sağ kolumsun’ dedi. Bir gün bir baktım ki benim maaş 800 TL düşmüş, bin 300 TL alırken. Ben zaten GATAB’ta 2 bin TL alıyordum. Bana deseydin ki ‘İsa ben sana bakamam, git başının çaresine bak deseydin ya, ben orada o pisliğin içinde yine çalışırdım. 800 TL bana hakarettir’ dedim. Öyle mi öyle. Bastım istifayı çıktım gittim. Arkamdan hemen aradı ‘sen ne yapıyorsun’ diye, bende ‘ben tükürdüğümü yalamam’ dedim.

PARASINI VERİP ALDIĞIM ARABAYI GERİ ALDI

Daha sonra ben Mustafa Gül’den 15 bin TL kredi çekerek bir araba aldım. Çektiğim krediye de o kefil oldu. Bana ‘el alıncaya kadar sen al’ dedi arabayı bende aldım parasını da belediyede 15 bin TL kendisine verdim. Ama aslında benim zaten ondan alacağım vardı. Bende 570 TL olarak bir yıl boyunca her ay krediyi ödedim. Ondan sonra Mustafa Gül beni aradı ve ‘kızım arabayı istiyor’ dedi. Ben de bir yıl boyunca kredisini ödediğim arabayı hiç itiraz bile etmeden geri verdim. Arabayı geri aldıktan sonra etrafındakilere ‘ben arabayı ona satmadım. Sadece binmesi için verdim’ demiş. Ben kredisini ödediğim aracı elimden aldı ve ödediğim parayı da geri ödemedi.

HAKKIMI HELAL DAHİ ETMEM BU ADAMA

 

Bu olaylardan sonrada bir daha aramadı. Yüzü yok herhâlde, biz düştüğünde ona sahip çıktık. Ama biz düşünce sahip çıkmadı. Hakkımı helal dahi etmem ben bu adama. Aslında iyi bir araştırma yapılsa daha çok konu çıkar. Bu adam Kemer’de birçok kişiye yanlış yapmıştır. Ama bir kişide çıkıp konuşmuyor. Korkuyorlar herhâlde. 4 bin 500 TL maaş alan bir belediye başkanı eşine son model lüks araç ve 10’larca evler alabilir mi? Kimse bunu araştırmıyor mu? Birde utanmadan çıkıp herkese beni tehdit ediyorlar diyor. İnsanlar alacaklı ne yapacaklarını bilmiyorlar. Daha konuşulacak çok şey var ama daha sonra hepsini anlatacağım.”

 

Bu Haber Kemer Gözcü Gazetesi Özel Haberidir.

Bu haber 442 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Türkiye’de üretilen ürünler tercih edilsin büyüme kalıcı olsun işsizlikte gerilesin
Türkiye’de üretilen ürünler tercih edilsin büyüme kalıcı...
Travel Turkey İzmir’de Burdur Isparta tanıtımı
Travel Turkey İzmir’de Burdur Isparta tanıtımı