Saadet Partisi Tekrar Uyardı “Felaket Olur”

Saadet Partisi Tekrar Uyardı “Felaket Olur”

BÖLGEYİ BEKLEYEN RİSKLERİ CİDDİYE ALMAMIZ GEREKİR

Reklam
19 Aralık 2017 - 09:01
Reklam

Saadet Partisi Antalya İl Başkanı Ramazan Düzen Yaptığı Açıklamada; “Kamuoyunun gündemine yıllardır sunulan Boğaçay Projesi’nin 1. Etabına ve Konyaaltı Sahili Projesi inşaatının; yapmış olduğumuz tüm uyarılara, ortaya koymuş olduğumuz bilimsel rapora rağmen  başlamasını üzüntüyle gözlemlemekteyiz.  Ayrıca Konyaaltı Sahili’ne Yat limanı yapılması ile Lara Sahiline Kruvaziyer liman yapılması projelerinin onaylandığını ve uygulamaya konulacağını da biliyoruz. Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Menderes TÜREL tarafından kamuoyuna vizyon projeler olarak duyurulan bu projeler gerçekten birer vizyon projeler midir sorusunun cevabını daha önce kamuoyuyla bilimsel verilerle paylaşmıştık ancak tekraren ifade etmemiz gerekirse:
İhale edilen ve halka kazma vuruldu diye sunulan Boğaçay 1. Etap Projesi İhale ilanında “Boğaçayı, Çandır Çayı ve Göksu (Karaman) Çayı Taşkın ve Rüsubat Kontrolü Amaçlı Düzenleme Yapım İşi” olarak adlandırıldı. Bu işle öncelikli olarak kıyıdan itibaren 750m’lik kısım (-)1,50m kotunda kazılarak görel bir güzellik yaratılacaktır. Yani Boğaçayın yatağında 660 000m3 zemin kazısı,105 000 m3 dolgu,   13 000 m3 beton, 1 100 ton demir ve 40 000m2 kalıp imalat ile sözde taşkın koruma ve rüsübat kontrolü imalatı yapılacaktır.
Bu projede yer yer meslek odalarının bazılarının görüşüne başvurulsa da, odaların bilimsel önerilerine uyulmadığı, odalarla yapmış olduğumuz görüşmelerden çıkardığımız sonuçla projenin devamına baktığımızda üzülerek görmekteyiz diyerek sözlerine devam etti.

BÖLGEYİ BEKLEYEN RİSKLERİ CİDDİYE ALMAMIZ GEREKİR

Bu projenin yapılması sonrası bölgeyi hangi tehlikeler beklemekte, ne kazanıp ne kaybedeceğiz. Sırasıyla bunlara bakalım diyen Saadet Partisi İl Başkanı DÜZEN
Birinci sırada ve belki de en önemli risk olarak; Antalya İçme Suyu Kuyularına Etkisi: Boğaçay’ın denize açıldığı yerin 850m kuzeyinde ve sol sahilindedir. Antalya kenti su şebekesine verilen en kaliteli minimum 200 000 kişinin ihtiyacına yetecek sudur.
Projenin yapılması ile bu kuyular tuzlanarak terk edilmek zorunda kalınacaktır.
​İkinci olarak Taşkın Koruma Projesi Kapsamında değerlendirilmesi: Boğaçay Taşkın Koruma Projesi DSİ 13 Bölge Müdürlüğü tarafından 2009 tamamlanmıştır. Bu projenin DSİ projesi ile hiç bir ilişkisi yoktur.
​Boğaçay’ın sürekli tekrarlayan taşkın debileri olup, şimdiye kadar önüne ne geldi ise silip süpürmüştür. Bölgede bulunan vatandaşlarımızla oturup konuştuğumuzda aile büyüklerinden aldıkları bilgiyle nehrin, “Boğa gibi önü alınamaz bir nehir” olduğundan BOĞAÇAY adını aldığı bilgisine ulaşmış olduklarını ifade eden DÜZEN, bu da milyarlarca lira harcanarak yapılan bu projenin belki de birkaç yıl içinde yok olması demek olacaktır ki bu durum da kamu kaynaklarının hoyratça birilerine aktarılması sonucundan başka bir şey meydana getirmeyecektir.
​Üçüncü olarak  Konyaaltı Sahiline Etkileri: Konyaaltı Sahili 7,5km kıyı çizgisine sahip, kentimiz ve ülkemiz açısından önem arz eden ilimizin sembol alanlarından birisidir. Özellikle Çandır Çayı boyunca oluşturulan kum – çakıl ocaklarıyla alınan malzeme nedeniyle Konyaaltı kıyı bandı erozyona uğramıştır. Boğaçay Projesi ile kıyılarımızdaki kayıplar daha da hızlı şekilde olacak, zaman içinde Konyaaltı sahilini kaybedeceğiz. Bize atalarımız tarafından bırakılan sahilimizi bizler ne yazık ki çocuklarımıza, geleceğimize bırakamayacağız.
​Dördüncü olarak Bölgedeki Yer altı sularına Etkisi: Yöredeki sondaj kuyu sularının seviyelerinde yakın mesafeden uzaklara doğru düşmeler olurken kuyuların da tuzlanmasına neden olacaktır. Yine 600 l/sn debili Hurma kaynakları bölgedeki yeraltısuyu seviyesindeki düşme nedeniyle kuruyacaktır ve Konyaaltı bölgemiz ciddî su sıkıntıları çekecektir diyen Saadet Partisi İl Başkanı Ramazan DÜZEN
Boğaçay Projesi belki bu bölgeye güzellikler kazandıracak, ekonomik düzeyi yüksek belirli kesimin eğlence alanı olacaktır. Fakat kentin şu anda var olan doğal güzelliklerinin yok olması demek olacaktır. Bunun vebalini hiçbir yönetici veremez. Doğa bilim dışı uygulamaları affetmez.  Bu proje hiçbir kamusal yarar sağlamayacak, üstelik kamusal varlıklarımızı yok edecektir.

KONYAALTI ve LARA SAHİLİ PROJELERİ
Diğer bir uygulamaya sokulan proje ise Konyaaltı sahil projesidir.
​Konyaaltı Sahili Projesi: Sadece Antalya halkının değil, Türkiye ve dünya halklarının ücretsiz olarak yararlandığı yeşiliyle, ağaçlarıyla, çakıllarıyla ünlü Konyaaltı sahili bu projeyle yeşilini, ağaçlarını ve çakıllarını daha çok kaybedecek bir beton yığını haline ve rant alanına dönüştürülecektir. Süreç içerisinde halk para ödeyerek sahillerden yararlanabilecektir.
​Uygulama aşamasındaki bu iki proje dışında sahillerimizi tamamen yok eden iki proje daha vardır. Bunlar;
1- Konyaaltı Sahili Yat Limanı: Boğaçay’ın batı tarafında, Büyük Limana bitişik ve doğusunda Konyaaltı sahilinin 1200 metrelik kısmını tamamen yok edecek bir projedir.
​Yat limanının yapılmasıyla Büyük Limanın etkisinde ek olarak oluşan Konyaaltı sahilindeki kayıp daha da hızlı olarak gerçekleşecektir. Yani 1200metrelik kaybın dışında kalan sahilde daha hızlı erozyona yaşanacaktır.
​2- Lara Kruvaziyer Liman Projesi: Halkın ücret ödemeden günübirlik yararlandığı Lara sahilleri kruvaziyer liman projesi ile yok edilmektedir.
​Antalya halkının Lara Birlik olarak tanıdığı sahilde 300 dönüm üzerine 52 bin metrekarelik Otel, AVM, restoran ve kafeterya gibi ticari alan,  420 tekne kapasiteli marina ve kruvaziyer liman yer alıyor.
​Bu proje ile dünyanın en zengin insanlarının hizmetine sunulacak, ülkemiz ve Antalya halkının bu sahillerden yararlanması kısıtlanacak ve kıyı kayıpları yaşanacaktır. Ayrıca büyük gemilerin gerekse yatların bırakacağı atıklar nedeniyle sahillerimiz kirletecektir. Ve büyük kruvaziyer gemilerle gelen turistlerin Antalya ekonomisine katkı sağlamayacağını da ifade eden Düzen onların bütün ihtiyaçlarının gemilerde karşılandığını ve gittikleri noktalara öyle ciddî ekonomik katkılar sağlamadıklarını ifade etti.

HAZİNE ARAZİLERİNİN KIYIMI

Bizim Saadet Partisi olarak itiraz ettiğimiz bir başka nokta ise bu kadar bilimsel sıkıntılara rağmen yapılmakta ısrar edilen bu proje için kaynak oluşturmak adına yıllar yılı hazine arazisi olarak korunan arazilerimiz Cumhuriyet tarihinde ilk defa yapılacak bir uygulamayla “hasılat paylaşım modeli” ile Maliye Bakanlığı ve Antalya Büyükşehir Belediyesi arasında pay edilecek.

İlgili karar ve ekli liste şu şekildedir diyen Ramazan Düzen;

 

 

Toplam satılacak alanın 768634,58 m2 olduğunu ifade ederek  konu ile ilgili doğrulamanın Resmi Gazetenin http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2017/08/20170818M1-16.pdf linkinden doğrulanacağını ifade etti.  Çakırlar ve Liman mahallelerimizde arsa bedellerini çok iyi bildiklerini ifade eden Saadet Partisi il başkanı 1 milyar lira proje bedeli ilan edilen bir proje için yaklaşık 770 dönümlük bir hazine arazisinin ranta kurban verilmesine göz yumamayacaklarını ifade ederek. Konunun takipçisi olacaklarını belirtti.

Bu anlamda projenin durdurulması ve hazine arazilerinin ranta kurban verilmesini önlemek adına üniversite, meslek odaları, sendikalar, stklar, muhtarlar ve en önemlisi de bölge halkıyla dirsek temasında olduğumuzun bilinmesini isteriz diyen Saadet Partisi İl Başkanı Ramazan Düzen sözlerini sonlandırdı.
 

Bu haber 1313 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Son 15 Yılda 4,5 Milyon Dekar Alanı Taşkınlardan Koruduk
Son 15 Yılda 4,5 Milyon Dekar Alanı Taşkınlardan Koruduk
Yeterli Uyku Alamadığınızı Gösteren İşaretler…
Yeterli Uyku Alamadığınızı Gösteren İşaretler…