Kırk Kere Düşünüp Bir Kere Yap!
Ragıp SİPAHİ

Ragıp SİPAHİ

Kırk Kere Düşünüp Bir Kere Yap!

28 Ekim 2016 - 22:36

Antalya’mız için yerinde ve güzel işlerden birisi de Döşemealtı’na yapılacak olan yeni otogar projesidir. Şehrimize hayırlı olsun. Bilindiği üzere Döşemealtı Belediyesi, yeni otogar için Antalya Büyükşehir Belediyesine yüz dönümlük bir araziyi devretti. Proje için 2017 yılında inşaatın başlaması bekleniyor.

Bu proje Antalya için bilinen 3. otogar projesi. İlki malum Muratpaşa’mızın göbeğinde, şimdi üzerinde Mark Antalya isimli alışveriş merkezinin olduğu yerde idi. 1996 yılında hali hazırdaki otogarımız hizmete açılasıya kadar, otogar şehrin en merkezi yerinde idare edebilmiştir. Bu da gösteriyor ki, bundan 20 yıl önce Antalya çok daha sakin, daha az kalabalık, kısacası daha huzurlu ve yaşanabilir bir kent idi. Yirmi yılda öyle şeyler değişti ki, ta o zamanlar şehrin dışına alınan otogarımız bugün trafiği rahatlatmak adına çok daha uzak bir noktaya taşınmasını gerekli kıldı. Meşhur bir söz, işte onu tam bu noktada kullanmak gerekiyor, “nereden nereye?”…

Peki şimdi size sorsak, yirmi yıl önceki Antalya’yı mı istersiniz? Yoksa şimdiki Antalya’yı mı? Vereceğiniz cevabı duyar gibiyim. Geçmiş zaman İstanbul trafiğini televizyonlardan izleyip insanların bu trafik yoğunluğunda nasıl yaşadıklarını düşünen bizler, şimdilerde hemen hemen aynı manzara ile karşı karşıya kalmış durumdayız. Yapılan bunca yol, kavşak, alt ve üst geçit maalesef hayatı kolaylaştırmaya yetmemiş, yeni düzenlemeler yapmayı gerekli kılmıştır.

Son yirmi yılda Antalya’yı metropol kentlerden birisi haline getiren ana etken, en yoğun göç alan şehirlerin başında geliyor oluşudur. Önceki yıllarda turizm ve tarım sektöründe istihdam olanaklarının iyi olması sebebiyle, özellikle doğu ve güneydoğu bölgelerimizden ciddi sayıda göç aldık. Yaşanan yoğun iç göçün yanında bir de dış göçün şehri vurması bütün planları alt üst etti. Aslına bakarsanız Antalya’mızın yaşam şartlarını zorlaştıran şey, alınan göçe şehrin hazırlıksız yakalanması oldu. Ani nüfus artışı hem ekonomik hem de sosyal yaşantıyı olumsuz etkiledi.

Şimdi daha yirmi yıl önce ciddi maliyetler ile yapılan işleri kaldırıp, yerine çok daha büyük maliyetlerle yeni projeler koymak durumunda kalıyoruz. Otogar konusu ile alakalı kimseyi eleştirecek değiliz. Çünkü bu denli nüfus artışı hiç kimsenin aklına gelen bir şey olmasa gerektir. Fakat yapılan bazı yeni projelerin bile eğer nüfus artış hızı bu şekilde devam ederse üç beş senelik ömrünün olduğu da yadsınamaz bir gerçektir.

O halde işin başındaki insanların, bir işe kalkışırken popülist duygular ile değil, şehrin gerçeklerini masanın üzerine koyarak iş üretmeleri icap etmektedir. Zaten ekonomik anlamda tarihimizin en zor zamanlarını yaşamaktayız. İster kabul edin ister etmeyin, sayısal veriler ile reel veriler arasında inanılmaz farklar var. Özellikle çarşı esnafının hali ortadır. Dokunduğunuz her esnafın hali hazırdaki durumdan dolayı gözleri yaşarmaktadır. Yazılışları aynı ama anlamları farklı olan bir nida dökülüyor esnafın dudaklarından, “nereden nereye?”…

İnsanların yoğun stres altında, zor şartlarda yaşam mücadelesi verdiği bir şehirde popülist duygular ile kimse hareket etmemelidir. Devir kırk kere düşünüp bir kere hareket etme devridir. İnsanların emeğinin, alın terinin, maddi ve manevi güçlerinin heba edilmemesinin gerektiğini bir kez daha kıymetli yöneticilerimize hatırlatmakta fayda görüyoruz. 

Bu yazı 380 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar