MEKKE ÖNCE YÜREKLERDE FETHEDİLDİ
Reklam
Ramazan Düzen

Ramazan Düzen

Adil Düzen

MEKKE ÖNCE YÜREKLERDE FETHEDİLDİ

29 Haziran 2017 - 10:48

Esnek bir yapıya sahip olan toprak, üzerine atılan her tohuma yaşam hakkı verirken kaskatı bir yapıya sahip olan mermer hiç bir canlıya bu şansı tanımaz. İşte Efendimiz de Mekke'yi önce yüreklerde fethediyor ve kendisine yıllarca zulmeden bu insanlığa toprak gibi merhamet kanatlarını açıyordu.  Ve böylece Mekke, tek bir kan akıtılmadan fethediliyordu.

   O halde gün, Mekke’yi fetih günüdür.

   Gün akbabaların pençesinden bütün bülbülleri kurtarma zamanıdır.

   Gün sadece 80 milyon memleket evladımızın değil, 2,5 milyar İslam âleminin ve 7,5 milyar insanlığın kurtarılma zamanıdır.

  Öyleyse korkakları bırakın! Onlar televizyon kanallarının karşısında sabahlamaya devam etsinler.

   Fareleri bırakın! Müslümanların korkusundan kaçacak delik arasınlar.    

   Bırakın tavus kuşlarını süslensinler eğlensinler.

   Yılanları bırakın! Onlar sürünmeye, tilkiler de kurnazlık taslamaya devam etsinler.   

   Gün; yeryüzünde fitne kalmayıncaya ve Kur'an bütün ahkâma hâkim kılınıncaya kadar mücadele etme zamanıdır.

  Fakat burada önce nefsime ve dahi tüm inananlara sormadan edemeyeceğim. Sahi en son Kur'an sayfalarını ne zaman açtık söyler misiniz lütfen?

   Olmaz kardeşlerim. Kur'ansız olmaz. Kur'ansız yürek fethi asla gerçekleştirilemez. Dahası; Kur'anla münasebeti kesilen bir yüreğin ölüden hiçbir farkı yoktur.

   Aslında Kur'an tabii ki okunmuyor değildir. Hatta size desem ki, yeryüzünde en fazla okunan kitap hangisidir, bana tereddütsüz Kur'andır diyeceksiniz. Ama yeryüzünde en fazla okunduğu halde en az anlaşılan kitap hangisidir diye bir başka sual sorsam, maalesef yine Kur'andır diyeceksiniz.

   Görüldüğü üzere tehlike yüreklere sıçramıştır. Evet, şer güçler belki Kur'an'ı elimizden alamadılar. Allah'ın izniyle alamayacaklar da ama hayat kitabımızı anlamamızı engellediler. Anlayanlara ise hayat hakkı tanımadılar.

   Geriye hissiz ve ruhsuz yığınlar kaldı. En ağırı ise gelinen bu duruma müslümanların zemin hazırlamış olmasıdır. İşte bu, kat'iyen kabul edilebilir bir durum değildir.

   Bakınız, bugün maalesef sistemle uzlaşmak sûretiyle mücadeleden vazgeçen İslami kurum ve kuruluşların kendi pastalarını genişletme hususunda büyük bir yarışın içinde olduğuna şahit oluyoruz.

   Öyle ki, bu yarış yüzünden artık İslami hassasiyet kalmamış ve İslam'ın içi boşaltılarak light bir İslam anlayışı vücut bulmuştur. En acısı da bu uzlaşmayı reddeden ve temel esaslarından taviz vermeyen unsurlar marjinal ve oyun bozucu ilan edilmektedir. 

    Şimdi bir muhakeme yapınız lütfen! Diyelim ki siz, yıllarca Almanya’da yaşamış ve Almancayı öğrenemeden Türkiye’ye dönmüş bir insansınız. Günün birinde Alman bir arkadaşınız size bir mail gönderiyor ve siz de çok mutlu oluyorsunuz.

   Mutlu oluyorsunuz ama siz Almanca bilmiyorsunuz ki! Dolayısıyla mailde ne yazdığını anlayamıyorsunuz. Hâlbuki arkadaşınız gönderdiği mailde orada oturan bir dostunuzun vefat ettiğini ifade ediyor ve defin işlemleri için sizi acilen Almanya'ya davet ediyor.

   İşte, Kur'an okuduğu halde manasını anlayamayan ya da anlamamakta ısrar edenlerin hali, bu adamın durumundan çok çok daha içler acısı ve garip bir durumdur.

   Öyleyse iş bizde bitiyor kardeşlerim. Kur'an'a iman eden kişi bilerek inanmalı yani anlaya anlaya iman etmelidir. Yoksa üzerinde düşünülmeden, ne dediği bilinmeden okunan bir kitaba nasıl Kur'an diyeceğiz ki? Bu, kendimizi aldatmaktan başka bir şey olmaz doğrusu!.

   Kaldı ki, Kur'an'ı anlamaya çalışmayan herkes sarhoştur. Kitapsız yaşayan herkes Allah'a karşı bir küstahlık içindedir. Hâlbuki Allah’ın bize farz kıldığı vecibelerin her biri birer bahar, her biri birer kâr, her biri birer vakardır.  

   O halde haydi lütfen, hayat kitabımız karşısındaki tavrımızı bir daha gözden geçirelim. Bu konuda kendimizi bir daha sorgulayalım. Acaba Rabbimizin bizden istedikleri bizde var mı diye bir silkinelim.

   Eğer bizler Kur'an ahlakını kuşanmazsak zalime “zalim” bile diyemeyiz Allah muhafaza buyursun. Bunu da çok iyi idrak edelim.

Bu yazı 419 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar